Ocak 21, 2023

Tarladan Okula: Okul Yemekhaneleri Yerel Restoranlara Dönüşürse

Ekim 2022’de başlatılan “Tarladan Okula” adlı projeyle Estonya, Letonya ve Litvanya, okullardaki kantinleri restoranlara dönüştürerek yerel üreticinin destekleneceği bir sisteme geçti.

“Tarladan Okula”, öğrencilerin yerel ve organik besinler almasını sağlamayı, bunu yaparken de yerel üreticileri desteklemeyi amaçlayan bir proje. İskandinav Bakanlar Kurulunun (NCM) yarattığı bu projede okullarda verilen tüm gıdanın organik olması ve yerel üreticiden satın alınması sağlanıyor.

FAYDALARI NELER?

Projenin Estonya’da başarılı gittiği bölgelerden biri olan Tartu’nun Başkanı Sven Tobreluts’a göre bu projenin, içindeki tüm paydaşlar ve dünyamız için birçok faydası var. Birincil fayda elbette organik gıdalarla buluşan çocukların fiziksel ve zihinsel sağlığının gelişiminin desteklenmesi; dengeli ve organik gıdalardan oluşan bir beslenme düzenine sahip çocuklar bedensel olarak daha sağlıklı ve aktif oluyor. Bu, zihinsel sağlık dâhil yaşamdaki her şeyi temelini oluşturuyor. Bu amaca giden yolda yerel üreticilerin desteklenerek onlara ürünlerini düzenli olarak satabilecekleri bir alanın açılması ise ikinci hedef. Üçüncü hedef ve dördüncü hedefler ise dünyamız için: Tedarikte ürünler başka ülkelerden, başka şehirlerden gelmeyeceği için bu ürünlerin lojistiğinde üretilen karbon emisyonu da en aza indirilecek. Ayrıca projenin ilerleyen adımlarında yerel restoranlara dönüştürülmesi planan okul yemekhanelerinde çocuklar kendi porsiyonlarını kendileri belirleyeceği için gıda israfının da öne geçilecek. 

SORUNLAR NELER?

Bir taşla birçok güzel hedefe ulaşacak bu projede de her işte olduğu gibi çözülmesi gereken birtakım sorunlar var: Ürün miktarının arz-talep dengesinden kaynaklanan yetersizliği, tedariğe dair problemler, organik ürünlerin pahalılığı… Sürekli başka ülkelerden ithal edilen besinler paranın kentlerden çıkmasına sebep oluyor, bu da yerel üreticinin destekleneceği alanın kısıtlanması anlamına geliyor. Estonya bu sorunlara her belediyeye bir tedarik merkezi kurarak çözüm buluyor. Burası okulların yerel üreticilerle buluşabileceği bir pazar alanı olacak, böylece örneğin 10 kilo havuca ihtiyacı olan bir okul, bu ihtiyacını farklı satıcılardan tedarik edebilecek. Böyle bir alanı olan yerel üreticiler de talebi karşılamak için mevsiminde ürünler ekmeye devam edecek.

SIRADAKİ ADIM NEDİR?

Bir sonraki adım okul kantinlerini yerel restoranlara dönüştürecek bir pilot projeyi uygulamaya geçirmek. Çocukların da dâhil olacağı bu tasarım sürecinde öğrencilerin menü oluşturmak konusunda deneyim kazanması ve sebze yemeyi onlar için daha çekici hâle getirecek yöntemlerin birlikte araştırılması hedefleniyor. Öğrencilerin sesinin de duyulacağı bu projenin Danimarka ve İsveç gibi başka İskandinav ülkelerinde başarıya ulaştığı biliniyor. 

PEKİ TÜRKİYE’DE?

Yerel üreticilerin desteklendiği ve çocukların organik besinler aldığı bu sistem ihtiyaca göre uyarlanarak mutlaka ülkemizde de uygulanmalı. Örneğin bu sene 60. yılını kutlayan Özel Sezin Okulu, okulun et ihtiyacını 60 yıldır Erenköy’de bulunan Rıdvan Kasap’tan karşılıyor. Küçük bir anaokuluyken de, her gün yaklaşık 1500 kişiye yemeğin çıktığı K12 bir okulken de bu yerel kasaptan alışveriş yapmaktan vazgeçmediler. Üstelik tüm yemekler mevsiminde ve günlük olarak satın alınan ürünlerle okulun kendi mutfağında, uzun yıllardır birlikte çalıştıkları aşçılar tarafından pişiriliyor. Tıpkı evinizin sağlıklı mutfağı gibi.

İskandinav ülkelerinde başlatılan bu uygulamanın farklı alanlarda Türkiye’ye de ilham vermesi umuduyla…


Çizim: Daniel Lim

Kaynak: https://www.norden.ee/en/about-us/nordic-economies-of-the-future-blog/pie-in-the-sky-or-recipe-for-success



YORUM YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


© 2021 Eğitim ve Ötesi