Nisan 8, 2020

Öğretmenlere Öneriler: Uzaktan Eğitim Sürecinde Dayanıklılığı Korumak

Kendilerini önceden deneyimlemedikleri bir sürecin içinde bulan öğretmenlere üç temel önerimiz var: Beklentileri makul düzeyde tutun, her günü tek tek karşılayın ve size iyi gelen aktivitelere odaklanın.

Okulların Nisan sonuna kadar (ve belki daha uzun bir süre) kapalı olacağını hesaba katarsak karşımıza çok önemli bir soru çıkıyor: Öğretmenler uzaktan eğitim sürecinde zihinsel ve fiziksel dayanıklılıklarını nasıl koruyabilirler?

Etrafımızdaki insanları olumlu yönde etkileyebilmek için öncelikle kendi sağlığımıza dikkat etmemiz gerektiğini biliyoruz. Öğretmenler kendilerini psikolojik olarak güçlü hissetmedikçe bunu öğrencilerine yansıtmaları mümkün değil. Ancak içinde bulunduğumuz olağanüstü şartlarda şunun mutlaka altını çizmeliyiz; bu herkes için beklenmedik bir durum. Dolayısıyla eğer öğretmenseniz ve kendinizi endişeli hissediyorsanız yalnız olmadığınızı bilin. Uzaktan eğitim herkes için yeni duygular anlamına geliyor.

Beklentiler Gerçeklere Karşı

İlk olarak kendinize haksızlık etmeyin ve beklentilerinizi makul düzeyde tutun. Daha önce tanık olmadığınız bu süreçte deneme-yanılma yöntemiyle ilerleyeceksiniz ve hata yapmanız son derece doğal. Pek çok imkânın kısıtlandığı, normal koşulların tepetaklak olduğu günlerden bahsediyoruz. Her şeyin tıkırında işlemesini beklemek gerçek dışı bir yaklaşım olacaktır. Planlama yaparken bu sıra dışı koşulları hesaba katın ve hem kendinize hem de öğrencilerinize fazla yüklenmeyin. Örneğin ödev verirken ölçüyü kaçırmamaya dikkat edin, böylece kendi iş yükünüzü de dengelemiş olursunuz.

Her Günü Tek Tek Karşılayın

Edutopia’da yayınlanan bu yazıya göre Çin’de yaşayan ve uzaktan eğitim sürecini deneyimleyen öğretmenler sabırlı olmanın ve zamana güvenmenin önemine vurgu yapıyorlar. Tianjin’den bir öğretmen şunu söylüyor; “Her günü tek tek karşılayın. Zamanla bir rutin oluştuğunu görecek ve kendinizi daha az bunalmış hissedeceksiniz.” Bir başka öğretmen ise sakin kalmak için şu tavsiyeyi veriyor; “Yapamayacağınızı düşündüğünüzde ara verin ve benzer durumu yaşayan arkadaşlarınızla konuşun, böylece bu durumun üstesinden gelebileceğinizi göreceksiniz.”

Sosyal hayvanlar olduğumuzu düşünürsek karantina günlerinde sevdiklerimizle bağlantıda kalmak en kritik noktalardan biri. Kaygıyı ve yalnızlaşma hissini azaltmak için meslektaşlarınızla veya güvendiğiniz profesyonellerle sanal ortamda bir araya gelmek ve konuşmak, duygusal ve psikolojik açıdan bağ kurmanıza yardımcı olacaktır.

Size Ne İyi Geliyorsa…

Karantina günlerinde zihinsel ve fiziksel dayanıklılığı artırmanın, bilgi bombardımanı altında ezilmemenin bir diğer yolu ise iyi hissetmenizi sağlayan aktivitelere odaklanmak. Tıpkı bizle kendi rutinlerini ve “iyi gelenler”ini paylaşan Özel Sezin Okulu öğretmenleri gibi:

Bambaşka bir rutin oluşturmaya ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde, evde verimli çalışabilmek adına uyku saatlerime mutlaka dikkat ediyorum. Derslerim her gün farklı saatlerde olsa da rutinimi düzenleyebilmek adına her gün aynı saatte kalkmaya ve güne başlarken bir fincan kahveyi dinginlikle içmeye özen gösteriyorum. Bir de çocuklardan ilham alarak, bu hafta evde spor yapmaya başladığımı söyleyebilirim. Günün yoğunluğunu ve yorgunluğunu atmak ve sürekli evde olmanın olumsuz psikolojik yansımalarını kendimden uzak tutabilmek için sporun oldukça faydalı olduğuna inanıyorum.

Sabah rutinim biraz meditasyon ve içe dönüş, şehrin sessizliği de bu anları güzelleştiriyor. Vakit buldukça kitap okumak, ara sıra tıpkı öğrenciler gibi ders çalışmak ve gece uykum kaçtığında da Oscar ödüllü filmleri izleyip hatırlamak bana iyi geliyor.

Özlemini duyduğum ancak çok yatkın olmadığım şeyleri yapıyorum, pratik yemekler yerine tencere yemekleri ve hamur işi pişirmek gibi. Ayrıca hep dijital ortamda olduğumuz için el işi gerektiren aktiviteleri tercih ediyorum; fotoğrafları düzenleyip albüm yapmak, kıyafetleri ayırmak beni rahatlatıyor.

Uzun süredir planladığım eşya azaltma işi hem ruhuma hem de evime iyi geldi. Dijital ortamda mesleki olarak neler yapabileceğimin daha çok farkına varıyorum ve bu beni motive ediyor. Bilgisayarımı kapattığım andan itibaren ise bir saatimi mutlaka kendime ayırıp spor yaparak ve kitap okuyarak geçiriyorum.

Rutinler insanı güvende hissettiren, aynı zamanda bir düzen içinde tutan değişmezlerdir. Bu nedenle her sabah erken saatlerde uyanıp (dersim veya görüşmem olsun olmasın) kahvaltı ederek güne başlamak iyi geliyor. Mutlaka üzerimi değiştirip makyaj yapmak yeni bir güne başladığımı hissettiriyor.

İlk dönemlerde sıkça dinlediğim doktor yorumlarını artık dinlemeyerek akıl sağlığıma dikkat ediyorum. Ders hazırlamanın yanı sıra teknoloji kullanımı konusunda kendimi aştım.

Temizlik ve meditasyon yapıyorum, düzenli olarak pilates derslerime devam ediyorum. Ayrıca günlük tutarak duygu ve düşüncelerimden kendime hatıra bırakmaya çalışıyorum.

Günde 8 saat uyumaya çalışıyorum. Her gün 30 dakika zumba yaptıktan sonra o gün için seçtiğim bölgemi çalıştırıyorum. Akşam yemeği hazırlamak ve farklı tarifleri denemek beni motive ediyor.

Her sabah YouTube üzerinden 11 dakikalık bir egzersiz yapıyorum. Bir de evde çocuklarla 10.000 adımı tutturma koşularımız var, her gün yapamasak da çok iyi geliyor.

Bana çalışmak çok iyi geliyor. Hayatla bağımın devam ettiğini hissediyorum. Ailemi, arkadaşlarımı arıyorum sık sık. Hem merak ettiğim hem de onlarla konuşunca daha iyi hissettiğim için.

Kaynakça:

https://www.edutopia.org/article/teaching-through-pandemic-mindset-moment

https://www.edweek.org/ew/articles/2020/03/18/ive-been-teaching-online-for-years-heres.html

https://www.sciencemag.org/careers/2020/03/it-s-ok-feel-anxious-how-professor-china-faced-coronavirus-disruptions-and-fears

https://www.weareteachers.com/mental-health-during-covid/



YORUM YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


© 2019 Eğitim ve Ötesi