İletişim kurarken düşündüğünüz, söylediğinizi sandığınız, söylemek istediğiniz, söylediğiniz, karşınızdakinin duymak istediği, duyduğu, anlamak istediği, anladığını sandığı, anladığı gibi birçok farklı paradigma var. Bu yüzden iletişim, yetişkinler arasında da, çocuk ile yetişkin arasında da zorluklar barındırıyor. Uzman Psikolojik Danışman Seçil Cüntay, Özel Sezin Okulu ilkokul velilerine verdiği rehberlik seminerinde bu konuya değindi.
2025 yılında anne ve babalık, eskiden bilmediğimiz bağlanma ve travma gibi kavramları bile artık bildiğimiz, çok fazla uzmanın çok fazla fikrinin olduğu, kaygıların çok arttığı bir süreç haline geldi.
En Önemli Anahtar: Dinlemek ve Beklemek
Dinlemek ve beklemek dünyanın en zor iki işidir. Çocuğunuzun sizinle paylaşmak istediği bir olayla ilgili ona, “Bu durumda tavsiyemi mi istiyorsun, duruma dahil olmamı mı istiyorsun yoksa sadece dinlememi mi istiyorsun?” diye sorabilirsiniz. Bu soru, sizin de ebeveyn olarak ona en iyi şekilde nasıl destek olabileceğinizi keşfetmenizi sağlayacak. Yukarıda yer alan sorunun çıktısını alıp buzdolabına yapıştırabilirsiniz. Öğrenme teorisi çerçevesinde farkında olmadan, göre göre bunu öğrenecektir.
Bu soruya “dahil olmanı istiyorum” dediğinde, ona bu konuda kendisinin neler yaptığını, hangi aşamaya geldiğini, elinden geleni yapıp yapmadığını sorun. Böylece hem kendi problemlerini çözebilmesi için ona alan açmış olacaksınız hem de gerçekten ihtiyaç duyduğunda desteğinizi hissedecek.
Çocuklarımızı Anlamak
Çocuklarımızın söylediklerini duyabilmemiz için ebeveyn olarak sağlık, sabır ve sağduyuya ihtiyaç duyarız. Söylediklerini doğru yorumlayabilmek için ise;
Bu evin içinde anne-baba-çocuk arası rol dağılımı korunuyor mu?
Çocuk, sırtını yaslamak ister. Bu yüzden rollerin net olması onun için çok önemlidir. Esnek roller onun için belirsizlik demektir, halbuki özellikle küçük çocuklar rutinlerle var olurlar.
Yetişkin/çocuk ayrımı çocuğun faydasına olmak üzere sürdürülüyor mu?
Yetişkinlik zor bir iş; çünkü her zaman kontrol sizde olmalı. Bunu çocuğa doğru bir şekilde yansıtmak ise bir başka zorluk. Çocuğun yetişkin olarak sizin kontrolü elinizde tuttuğunuzu, baş etme becerilerinizi, onun yapamadığı bazı şeyleri yapabildiğinizi görmesi önemlidir.
Ailemizde sınırlar nasıl? Büyüme süreçlerine uygun şekilde esniyor mu?
Çocuğunuza “Tamam, bu akşamlık benimle yat” dedikten iki gün sonra “Koca adam oldun, kendi yatağına,” diyor musunuz? Bu örnekteki gibi ailenizde sınırlar ve kurallar günden güne değişiyorsa çocuk, sizin belirlediğiniz sınırları esnetebileceğini düşünür. Bu durum da yavaş yavaş söz hakkını sizin elinizden alır.
Yetişkin olarak duygusal yüklerimi nasıl taşıyorum?
Siz bir yetişkin olarak duygularınızla nasıl baş ediyorsanız bu, çocuklarınıza yansıyor. Anne babaların kendi duygularının ve sınırlarının farkında olmaları, kişiler arası ilişkilerinde iyi niyetli ve hoşgörülü olmaları, anı kurtarmaktan çok uzun dönem sonrasını düşünmesi, kendi ruh sağlığı için emek harcaması çok önemlidir.
Ailemizde eşlerin birbiriyle ve ebeveyn-çocuk ekseninde çatışmaları nasıl çözüyoruz?
Çatışma çözme, çok önemli bir yaşam becerisi. Çocuklar bu becerilerinin büyük bir kısmını evde ediniyor, geliştiriyor ve test ediyor. Sizlerin evde çatışmaları nasıl çözmeyi seçtiği, çocuğun yaşamındaki tercihlerine ışık oluyor.
Çatışma çözümünden önce sakinleşme ve yatışma/yatıştırma mekanizmalarımız neler?
Kendinizi nasıl sakinleştiriyorsunuz ya da çocuk size bir sorunla geldiğinde onu nasıl yatıştırıyorsunuz? Bu gibi mekanizmalar iletişiminizi güçlendirmek ve ihtiyaç duyduğunuz sabrı edinmeniz için fırsatlar yaratır. Örneğin çocuğunuz okulda yaşadığı bir tartışmayı size anlatmaya başlamadan hemen önce, “Bu anlatacağını dinlemek için kahvemi koyup geleyim hemen,” diyebilir, iletişimi devam ettirmeden önce bir es verebilirsiniz.
Çocuğumla İletişimde Neleri Önceliklendirmeliyim?
Ebeveyn olarak en temel sorumuz “Konu sağlık ve güvenlikle ilgili mi?” olmalıdır. Çocuğun sağlığı ve güvenliğiyle ilgili konular, ebeveynin direkt müdahalesini gerektirir. Önünüzdeki konu sağlık ya da güvenlikle ilgili değilse, çocuğunuz için bir gelişim alanıdır.
Gerçek yaşam deneyimlerine daha az maruz bıraktığımız için problem çözme konusunda becerileri köreliyor. Karşıdan karşıya nasıl geçileceğini bilirler ama hiçbirimiz sokağın karşısındaki markete bile gönderemeyiz. Bu konuda ebeveynler olarak haklıyız, çünkü dünya eskisi gibi değil. Ancak ona sorumluluk verebileceğimiz, birey olarak güçlenmesine alan açabileceğimiz farklı fırsatlar olabilir. Çünkü ilkokul çağındaki bir çocuğun şu iki beceriye sahip olması çok önemlidir;
- Ayrışma ve yeniden buluşabilme: Annem, babam ve bakım verenden ayrılabildiğimde kendim olmaya başlarım. Yeniden birleştiğimde ise yorgunluğumu, dolan kovamı, duygularımı tekrar emanet edebilirim. Böylece büyüdükçe bunu tek başıma da yapabilmeye başlarım.
- Kendi kendine vakit geçirebilme: Tek başıma kalabilmem, hayatımın en temel amaçlarından biridir. Kendi başıma oyun oynarsam, sıkılmama rağmen bununla baş edersem rahatsızlık veren durumlarla da baş edebilirim.
Ebeveyn Olarak Kendime Notlar
- Sorunları biriktirme.
- Birlikte halledebileceğinize inan ve inandır.
- Günü iyi kapatmaya çalış.
- Kendini dünyan ve duygularınla çocuklarınkini ayır.
- Bilgiyi eğitimcilerden al.
- Panik – kaygı – kontrol üçlüsünün ilişkini ele geçirmesine izin verme.
- Kendini ve çocuğu rahatlatacak ekran dışı fırsatlar sun.
- İlk okul yıllarının nasıl geçtiğini takip et, ancak kendini de çocuğunu da yorma. Yolunuz uzun, enerjini idareli kullan.


Bir yanıt yazın