27 Ocak 2024

Bırakınız Sıkılsın Çocuklar!

Günümüzde çocukların sık sık canı sıkılıyor, ebeveynler ise onların can sıkıntısını gidermeye çalışmaktan muzdarip. Ancak çocukların yaratıcılığını, ilgi alanlarını keşfetme sürecini, baş etme becerilerini desteklemek için can sıkıntısı şart!

Özellikle içinde bulunduğumuz yarıyıl tatili döneminde daha çok karşılaşabileceğimiz bir söz, “Anne, baba, sıkıldım!” 21. yüzyıl çocukları sıklıkla bu cümleyi söylüyor, ebeveynler ise bu cümleye her seferinde bir etkinlikle, bir oyunla, bir öneriyle cevap verme ihtiyacı hissediyor. Bu, bir süre sonra bir döngüye ve çocuklar ile ebeveynler için zorlayıcı bir sürece dönüşebiliyor. 

Can sıkıntısının çocukların yaratıcılığını, kendini ve ilgi alanlarını keşfetme sürecini, hayal gücünü, zorluklarla tek başına baş etme becerilerini desteklediği biliniyor. Bu nedenle ebeveynler, can sıkıntısını bir zorluk yerine bir öğrenme alanı olarak değerlendirebilir. Bu süreçte çocukların kendi can sıkıntısıyla baş etmeyi, ebeveynlerin ise çocuklarının can sıkıntısı çekmesini göze almayı öğrenmesi gerekiyor. 

Ebeveyn Olarak Yaratıcı Can Sıkıntısını Nasıl Destekleyebilirim?

  • Çocuğu kendisiyle baş başa bırakın: Can sıkıntısı, çocuğun kendi kendiyle kalabileceği anlar yaratır. Böyle anlar onların düşünmeleri, hayal etmeleri, iç seslerini dinlemeleri için birer fırsat olarak görülebilir. Tıpkı yetişkinler gibi çocukların da zaman zaman yalnız kalmaya ve kendini dinlemeye ihtiyaç duyacağını unutmamak gerekir.
  • Sıkılmasına izin vererek sıkıntıyı yenmesine izin verin: Dr. Meghan Owenz’in dediği gibi, “Can sıkıntısıyla başa çıkma yeteneği bir kas gibidir.” Çocuğunuzun sıkılmasına izin verdiğiniz, sıkıldığı zaman kendi kendine çözüm üretmesini teşvik ettiğiniz sürece sıkıldığına dair şikayetleri daha az duyarsınız. Çocuk can sıkıntısıyla baş etme becerilerini ancak buna maruz kalarak geliştirebilir. 
  • Can sıkıntısının tesadüfi olarak görülen başarıları ortaya çıkarabileceğini unutmayın: Bir çocuğun tesadüfi olarak gitar çalmak, resim yapmak ya da ata binmek istemesi bir süre sonra çok başarılı olduğu bir alana dönüşebilir. Canının sıkıldığı anların böyle ilgi alanlarını ortaya çıkaracağını ve kendini keşfetme yolunda bir adım olacağını fark etmek önem taşır.
  • Dış materyallerden ziyade kendi iç kaynaklarını kullanmasını teşvik edin: Çocuğun kendini bir sürü hazır oyun ya da oyuncakla, tabiri caizse oyalamasını teşvik etmek yerine kendi yaratıcılığıyla oyun kurmasına, karton bir kutudan kendine oyuncak yaratmasına izin verin. İç kaynakları kullandıkça gelişecek, bu süreç onu daha yaratıcı bir birey yapacaktır.
  • Evinizi gereğinden fazla düzenlemeyin: Selçuk Şirin’in “Yetişin Çocuklar” adlı kitabında da üzerine basarak bahsettiği “can sıkıntısı” konusunun en önemli alt başlıklarından biri yaşam alanı. Çocuk bazen can sıkıntısı anlarında evle ilgili değişiklikler yapabilir, etrafı dağıtabilir ya da evdeki malzemeleri kullanarak oyun kurabilir. Aşırı düzenli evler ve ebeveynler ise çocuğun bu anlamda yaratıcılığını ortaya çıkarmasına engel olabilir. Bu anlamda mekan kullanımı konusunda teşvik edici konumda olmak ve çocuğun olduğu evin dağınık olabileceğini kabul etmek önemli bir adım olarak görülebilir.

Daha yaratıcı, meraklı ve kendini tanıyan çocuklar için can sıkıntısı şart!

Kaynaklar:



YORUM YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


© 2021 Eğitim ve Ötesi